Saat
Nijer yolculuğum ile ilgili iki anımı paylaşmak istiyorum

Nijer yolculuğum ile ilgili iki anımı paylaşmak istiyorum:

İstanbul Atatürk Havalimanından 9’u doktor 17 kişilik ekip ile havalandıktan sonra Nijer’in başkenti Niamey’e gitmek üzere Fas’tan aktarma yapmamız gerekiyordu. 4 saat kadar Rabat’ta bekledik ve daha sonra Paris’ten gelen uçağa bindik. Aktarma olduğundan olsa gerek, hepimiz ayrı yerlere dağılmıştık. Benim sağıma 35 yaşlarında düzgün görünümlü bir Afrikalı oturuyordu. Fransızca ‘’ İyi yolculuklar ‘’ dedi. Ben de az Fransızcamla ‘’ Size de iyi yolculuklar, ama Fransızca bilmiyorum. İngilizce biliyorum ‘’ dedim. İngilizcesi yeterli değildi ama, derdini anlatabiliyordu. Nijer’liymiş. Başkent Niamey’de oturuyormuş. Paris’e muayene olmaya gitmiş ancak, parası yetmediğinden tedavi olamamış. Hastalığını sorduğumda utanarak anal fistül olduğunu söyledi. Yaşam kalitesinin çok düştüğünü, Müslüman olduğunu ve temizlik sıkıntısı çektiğini ekledi. Daha sonra benim dinimi sordu. Müslüman olduğumu duyunca çok sevindi ve ‘’ Beni daha iyi anladığınızı biliyorum ‘’ dedi. Özellikle benm genel cerrah olmam onu daha mutlu etti. Nerede çalışacağımızı sordu. Çalışacağımız yer Nijer’in Başkenti Niamey’in doğusunda, Orta Afrika’ya denk gelen yerde, 350 km doğuda Tessaou denen yer idi.. 350 km sizi yanıltmasın, karayolu tek ulaşım yolu olup 17 saat sürüyordu. 17 saat boyunca çölde gidiyordunuz. Tessaou’yu bildiğini söyledi. Ben de ‘’ Gelirsen, seni her hangi bir ücret ödemeden ameliyat ederim ‘’ dedim. Teşekkür etti ve mutlu oldu. Aradan iki hafta geçti. Öğlen karşımda aniden uçakta yanımda oturan kişiyi gördüm. Bana çok içten sarıldı. Ameliyata geldiğini söyledi. Nasıl geldiğini sorunca kamyonlarla 28 saatte geldiğini söyledi. Nijer’li anestezi teknisyenimiz Osman da, gelmekle çok iyi ettiğini, ilk defa Niamey’den Tessaou’ya tedavi için bir hastanın geldiğini söyledi. Hastayı bir saat içinde hazırladık ve ameliyatını yaptım. 1 gün yattıktan sonra gerekenleri anlattım, ilaçlarını verdim ve gönderdim. Başkente dönüş tarihimizi söyledim ve bir problemi olursa gelmesini söyledim. Bakışlarıyla ve vücut diliyle minnettarlığını çok güzel anlattı. İçimi farklı bir huzur kaplamıştı…

Tessaou’da kaldığımız süre boyunca her gün çalıştık. Arada birkaç saat çarşıya gittiğimiz oluyordu. Yanımıza hastaneden personel eşlik ediyordu. Nijer’in ana dili Fransızca. Fransızlar sadece dillerini vermiş. Başka her şeyi almış. Afrika’nın en yoksul ülkesi Nijer. Milli gelir yıllık 350 dolar civarı. Çarşıya gidince çocuklara Çin malı oyuncaklar alıyorduk. Bir gün Osman bana çarşı için eşlik etti. Yolda yıkılmış küçük bir kilise gördüm. Önemsemedim. İki sokak sonra yine yıkılmış küçük bir kilise daha gördüm. Nijer’in halkının çoğu Müslüman, özellikle Tessaou’da hiç Hristiyan yok. ‘’ Osman, bu kiliselere giden var mı? ‘’ dedim. Kısa ve net olarak ‘’Yok ‘’ dedi. ‘’ Peki bunlar ne? ‘’ dedim. Muzipçe sırıtarak ‘’ Yüzyıl önce papazlar gelmiş, kiliseyi yapmış ve bizim dedeler de onları yemiş, bir daha gelmemişler ‘’ dedi.   ‘’ Ama, sen korkma, artık yemiyoruz ’’  dedi.

 

Can TERZİER

03.01.2013

  
832 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar17.335717.4051
Euro18.262618.3357
Hava Durumu